... annem zamanı takip edebilmek için her şeyi yazmıştı. Günlüklerine yazdıkları, bana dehşet veren şeylerin üstesinden gelebilmemi sağladı. Ve bugün kendime nefret, kan ve intikamın bitmek bilmez tarihine katkıda bulunmak istiyor muyum diye soruyorum. Ama artık bunun için bir sebep bulamıyorum. Benim için hayat, kızım, Pedro, ışık, gün içinde bulunduğumuz an, hatıralar, gelecek demek. Artık benim için en önemli şey hayatın kendisi oldu. (Blanca Trueba)
The House of the Spirit - Isabel Allende
Şili'de, çocukluk arkadaşı bir devrimciyi gerçekten sevmiş, hapse girmiş, işkence ve tecavüze uğramış bir kadın söylüyor bunları, Ruhlar Evi'nin son sahnesinde. Okuduğumda da tekrar tekrar izlediğimde de çok bir çok sahnesinde ağlıyorum bu hikayenin.
Kadınlar hep daha derin, daha içli, daha hayatı anlayan gelmiştir bana, bir kaç en yakından tanıdığım bunun böyle olmadığını bana gösterseler de. Bu hikayede de bu üç kuşak kadının, darbenin bile üzerinde güçteki sevgileri, hayatları, sevgiye olan inançtaki ısrarları var.
(teşekkürler Duygu)