10 Nisan 2011 Pazar

kadın ve cocuk

2010'un Mayıs'ında, bir kadın ve çocuğa rastlamıştım. Kadına ve cocuğa ve ikisine ve bir gün çocuğum olması ihtimaline aşık olmuştum o gün. Bugün bunu hatırlatan güzel insana teşekkürler.

14 Kasım 2010 Pazar

son kutu da açıldı...

(bunu yazmışım da öyle kalmış)
son kutu da açıldı...
İşle evle gecen koşuşturmanın ardından eve tam olarak yerleştim. Dün. Eve yerleşeli çok olmuştu da, dün son kutuyu da actım. Bazı kutularım vardı birkaç yıldır acamadigim, mektuplar filan vardı atamadığım, bir heyecanla actım hepsini, atacaklarımı attım, saklayacaklarimi düzene koydum, hiçbirinden de kaçmadım, beni en acıtanlarını bile sakladım, barıştım kutularla.


24 Ekim 2010 Pazar

Blanca Trueba konuşuyor...

... annem zamanı takip edebilmek için her şeyi yazmıştı. Günlüklerine yazdıkları, bana dehşet veren şeylerin üstesinden gelebilmemi sağladı. Ve bugün kendime nefret, kan ve intikamın bitmek bilmez tarihine katkıda bulunmak istiyor muyum diye soruyorum. Ama artık bunun için bir sebep bulamıyorum. Benim için hayat, kızım, Pedro, ışık, gün içinde bulunduğumuz an, hatıralar, gelecek demek. Artık benim için en önemli şey hayatın kendisi oldu. (Blanca Trueba)

The House of the Spirit - Isabel Allende

Şili'de, çocukluk arkadaşı bir devrimciyi gerçekten sevmiş, hapse girmiş, işkence ve tecavüze uğramış bir kadın söylüyor bunları, Ruhlar Evi'nin son sahnesinde. Okuduğumda da tekrar tekrar izlediğimde de çok bir çok sahnesinde ağlıyorum bu hikayenin.
Kadınlar hep daha derin, daha içli, daha hayatı anlayan gelmiştir bana, bir kaç en yakından tanıdığım bunun böyle olmadığını bana gösterseler de. Bu hikayede de bu üç kuşak kadının, darbenin bile üzerinde güçteki sevgileri, hayatları, sevgiye olan inançtaki ısrarları var.


(teşekkürler Duygu)