son kutu da açıldı...
İşle evle gecen koşuşturmanın ardından eve tam olarak yerleştim. Dün. Eve yerleşeli çok olmuştu da, dün son kutuyu da actım. Bazı kutularım vardı birkaç yıldır acamadigim, mektuplar filan vardı atamadığım, bir heyecanla actım hepsini, atacaklarımı attım, saklayacaklarimi düzene koydum, hiçbirinden de kaçmadım, beni en acıtanlarını bile sakladım, barıştım kutularla.
Bir gün birisine bir şey söylemiştim; ne yaparsan yap, ama beni gorunce basını one egecek seyler yapma demiştim.
Şimdi buna bir de hayatta açamayacak kutu bırakmayı eklemeliyim.
Neyse iste, kutular açıldı, kitaplar yerleştirildi, herşey tamam...
Hayattan keyif almamı sağlayan ufak tefek bazı zevklerim vardır, martı sesi, tamek meyve suyu, yere yakın bir ev, deniz kokusu vs.
Bunların hepsi var şimdi hayatımda... Hatta bugün sağanak yağmur yağarken ve ben perde kornişi dikerken, insanın en büyük derdi yağmura bakacam diye eline iğne batırması olur mu diye düşündüm. Elime iğne battı yani.
Durumumu belirken ufak tefek şeyler yazmıştım aslında buraya da, özetlemek gerekirse;
Kisa bir özet, yazmıştım aslında ama;
burada çalışıyorum,
sahibinden.com, linux sistem yoneticisiyim.
En çok da martı ve yağmur sesini özlemişim. (arada kargalar benle dalga geçiyor ama)
Bu kadar yetiversin.
